1
2
3
5
8
12
20
33
52
83
133
213
340
543
867
1384
2208
3346
3522
5443
5619
6757
7581
7998
7999
8000
8001
8002
8098
8422
8625
8752
8832
8882
8913
8932
8945
8953
8957
8960
8962
8963
8964
8965
▲
▼
| Link | Quote | Stars | Tags | Author |
| 54ace29 | To know by heart is not to know, it is to keep what they have given you and store it in your memory. | Stefan Zweig | ||
| 2ee89e4 | And although our time gave me the opportunity like anyone else, I never got my hands on the property or assets of another Frenchman. Only alone have I lived, whether in war or peace, and I have never demanded anything of someone without remunerating him justly. I have my law and my own courts of justice, and they pass sentence on me. | Stefan Zweig | ||
| 1eed9c0 | Les monomaniques de tout poil, les gens qui sont possedes par une seule idee m'ont toujours specialement intrigue, car plus un esprit se limite, plus il touche par ailleurs a l'infini. | Stefan Zweig | ||
| 3f3aba6 | While the Austrian crown was dissolving like jelly in your fingers, everyone wanted Swiss francs and American dollars, and large numbers of foreigners exploited the economic situation to feed on the twitching corpse of the old Austrian currency. Austria was 'discovered', and became disastrously popular with foreign visitors in a parody of the society season. All the hotels in Vienna were crammed full with these vultures; they would buy anyt.. | Stefan Zweig | ||
| 0375fce | The strikingly broad, almost athletically powerful shoulders unfortunately reflected the character of his playing too, for this Mr. McConnor was one of those self-obsessed big wheels who feel personally diminished by a defeat in even the most trivial game. | Stefan Zweig | ||
| 35df157 | Ben yasami daha once hic bu denli arzuyla yasamamistim ve simdi biliyorum ki, kendiyle ilgili durumlarda kayitsizlasan herkes bir suc isleyecektir. | Stefan Zweig | ||
| 6965246 | bir tel gibi gergindim ve varliginin ona her dokunusuyla tinliyordum. | Stefan Zweig | ||
| b3a0912 | Hic ama hicbir zaman, binlerce insanla birlikte dalgalandigim, dort bir yanimdan sicaklikla ve sozcuklerle kucaklandigim, ama yine de bu dolgunlugun akisindan kopuk oldugum su anki kadar buyuk bir paylasma, bir insan yakinligi ihtiyaci duymamistim. Denizde susuzluktan olen biri gibiydim. | Stefan Zweig | ||
| bd7c67d | ich spure wieder erschrocken, eine wie schwache, armselige und quallige Substanz das doch sein muss, was wir immer grossspurig Seele, Geist, Gefuhl, was wir Schmerzen nen- nen, da all dies selbst im aussersten Ubermass nicht vermag, den leidenden Leib, den zer- qualten Korper vollig zu zersprengen -- weil man ja doch solche Stunden mit weiterpo- chendem Blut uberdauert, statt hinzusterben und hinzusturzen wie ein Baum unterm Blitz. Nu.. | Stefan Zweig | ||
| 9fb425a | Balzac'in bir kahramani dunyayi boyunduruk altina almak ister, Dostoyevski'nin kahramani ise onu alt etmek. Her ikisinde de gunluk yasamin ustune cikma gayreti, sonsuzluga bir yonelim vardir. Dickens insanlarinin hepsi mutevazidir. Tanrim, ne istiyor bunlar? Yilda 100 pound, sevimli bir es, bir duzine cocuk, dostlar icin donatilmis guzel bir masa, Londra civarinda, penceresi yesil bir manzaraya bakan, kucuk bir bahce icinde bir kir evi ve b.. | Stefan Zweig | ||
| 8edc5a3 | Icimdeki bu kipirtisizlikla hayatim giderek tekduzelesti, ugraslarimin ve olaylarin cesitliligine ragmen gunler one cikan bir sey olmadan pes pese diziliyor, bir agacin yapraklari gibi yeseriyor ve sararip gidiyorlardi. | Stefan Zweig | ||
| 72f30db | Geburtstag ist ja Tag, wo man an sich denkt. (... Cunku dogum gunu, insanin kendi uzerinde dusundugu bir gundur.) | Stefan Zweig | ||
| f4b2dad | yapacak hicbir sey yoktu,duyacak hicbir sey yoktu,gorecek hicbir sey yoktu,her yerde ve surekli olarak insanin cevresinde hiclik, zamandan ve mekandan mutlak anlamda yoksun bir bosluk vardi.insan bir asagi bir yukari gidip geliyordu ve onunla birlikte dusunceler de bir asagi bir yukari,bir asagi bir yukari gidip geliyordu,surekli gidip geliyordu.fakat sonucta dusuncelerin de,ne herhangi bir ozden yoksunmus gibi gorunurlerse gorunsunler, bir.. | Stefan Zweig | ||
| 639188e | Olmem sana aci verecek olsaydi eger, o zaman olmezdim. | Stefan Zweig | ||
| dd98bb6 | ilk kez bu dunyaya ait birisi icin var oldugumu hissediyordum. | Stefan Zweig | ||
| d486e92 | Daha iyi bir insan oldugumu iddia edecek cesaretim yok elbette, ama daha mutlu bir insan oldugumu biliyorum, cunku o buz gibi donuk hayatim icin yeni bir anlam buldum, yasamin kendisinden baska bir sozcukle aciklayamayacagim bir anlam. | Stefan Zweig | ||
| ca76702 | Ilk kez iyiligin ve kotulugun insanin icinde yaratabilecegi haz adina ne varsa hepsini hissettim, fakat benim nerelere vardigimi asla bilemeyeceksiniz, beni asla taniyamayacaksiniz: Ey siz insanlar, siz benim sirrimi nereden bileceksiniz! | Stefan Zweig | ||
| dbe3e6c | Heyecanimin icine bir araliktan giren soguk hava akimi gibi utanc sizmisti. | Stefan Zweig | ||
| 3df2cbb | Insanin mutlulukla yasamis oldugu karaya limandan ayrilan bir gemiden bir kez daha bakmasi gibi arkasindan baktim. | Stefan Zweig | ||
| 6598dd4 | queda expatriado para siempre y encuentra su verdadero " yo": principe sin ley, apatrida feliz, sin hogar, sin bienes, alejado para siempre de las mezquindades de la patria y de toda sujecion patriotica, ya no hay para el otra perspectiva que la vista de pajaro del " buen europeo", de "esta clase de hombre esencialmente nomada y que esta mas alla de la idea de nacionalidad", un nuevo hombre cuya llegada inevitable siente Nietzsche en la atm.. | Stefan Zweig | ||
| c29785b | Fakat bir kez daha hissediyorum ki, bir ara vermeliyim, cunku tek bir sozcugun bile ne kadar cok anlama gelebilecegini, nasil zit yonlere cekilebilecegini fark edince korkuyorum. Simdi, ilk kez butunluk icinde bir seyler anlatmaya kalktigimda, hareket halindeki yasayan bir seyi derli toplu bir halde saptamanin ne kadar zor oldugunu ancak fark ediyorum. Az once ben, 7 haziran 1913 gunu ogle saatlerinde bir fayton kiraladigimi yazdim. fakat b.. | Stefan Zweig | ||
| 68ea553 | We talk to these folks because they potentially have the best answers, so I know whose ass to kick. | Barack Obama | ||
| 6ed0ca7 | The presidency has a funny way of making a person feel the need to pray. | Barack Obama | ||
| 10eada2 | Come talvolta un artista, per dar prova delle proprie energie creative, cerca di proposito un soggetto esteriormente modesto invece di uno patetico e universale, cosi di tanto in tanto il destino cerca un eroe insignificante per dimostrare come anche da una materia scadente possa svilupparsi la piu alta tensione, da un'anima debole e mal disposta una grandiosa tragedia. | Stefan Zweig | ||
| 5c02982 | On May 10, 1933, National Socialist student groups marched "against the un-German spirit" and burned "un-German writings" in street actions designed to attract publicity. By now it seemed inevitable that the Franks would emigrate to Amsterdam. "When the Jews write in German, they lie," the Nazis had proclaimed. The works of Thomas, Klaus, and Heinrich Mann, of Arnold and Stefan Zweig, of Kurt Tucholsky, Erich Maria Remarque, and Franz Werfe.. | Melissa Müller | ||
| 3425ab0 | Fur mich ist Emersons Axiom, dass gute Bucher die beste Universitat ersetzen, unentwegt gultig geblieben, und ich bin noch heute uberzeugt, dass man ein ausgezeichneter Philosoph, Historiker, Philologe, Jurist und was immer werden kann, ohne je eine Universitat oder sogar ein Gymnasium besucht zu haben. | die-welt-von-gestern europa geschichte gymnasium jura philosopie stefan-zweig universität | Stefan Zweig | |
| 421f933 | Insan ancak kimsenin yazgisina mudahale etmez, bir eyleme karismazsa ve yalniz yasarsa adaletli olabilir. Zindanda hic kimseyle konusmadan, yapayalniz yasadigim kadar yakin olmadim bilginin isigina ve hic oradaki kadar uzak olmadim gunaha. Birakin baris icinde yasayayim evimde, tanrilar icin kendimi feda etmekten baska isim olmasin ve arinmis olayim tum gunahlardan. | Stefan Zweig | ||
| f39b04e | m lkhTb fy dh m t`rD lnsn llHZ@ jnwn Twl hdhh lmd@ lmdyd@ mn lzmn. llHZ@ wHd@ fqT.? lkn lmr l ymkn 'n yflt mm nsmyh. wb`br@ mbhm@ jd : lDmyr | Stefan Zweig | ||
| 278eccc | Hicbir seyin benim icin gerceklesmedigi, ama yine de her seyin bana dahil oldugu duygusunu tasiyordum yalnizca; ilgisiz kalsam da, cok derin ve cok gercek seyler tadiyor olmak muthis mutluluk veren bir duyguydu, ruhumun en canli kaynagini olusturur, tanimadigim yerlerde sehvet gibi ustume cokerdi. | Stefan Zweig | ||
| 213dbab | w'n b`D lns ystldhwn l`tqd b'nhm 'qw~ mmn "shl Gww'hm", w'Sf~ khlqan, w'kthr Thr@an wnq." | Stefan Zweig | ||
| cd124ec | Macellan'in artik curutemeyecegi bu iddialar dogru mu gercekten? ve tarih daha sonra Macellan'a hak verse bile genellikle tarihin kaybedenlere degil kazananlara hak verdigini unutmamak gerekir. Hebbel cok guzel bir laf etmistir: Syf-145 | Stefan Zweig | ||
| f748de8 | insanligin en dikkate sayan basarilarinin hemen her zaman akitilan kanlarla lekelenmesi ve en buyuk islerin ustesinden zalimlerin gelmesii nsanligin ebedi lanetidir!" syf- 146" | Stefan Zweig | ||
| 22e576c | Aksi takdirde kendi cevrelerinde anlamsizca donmeye baslarlar,nitekim onlar da hiclige katlanamaz. Kisi sabahtan aksama kadar bir seyler olmasini bekler,fakat hicbir sey olmaz. Oylece bekleyip durur insan. Hicbir sey olmaz. | Stefan Zweig | ||
| 94cad77 | Daima senin etrafindaydim, daima gergin ve hareketliydim; ama sen bunu, cebinde tasidigin ve karanlikta sabirla saatlerini sayan ve duyulmayan kalp atislariyla sana eslik eden ve milyonlarca tikirtili saniyesinden sadece bir tanesine aceleci bakislarla baktigin saat zemberegini hissettigin kadar hissettin. | Stefan Zweig | ||
| 173c90a | Sana bunu anlatmak istedim, cunku senin, beni hic tanimayan senin, bir yasamin nasil sana baglandigini ve kayboldugunu nihayet kavramaya baslamani istedim. | Stefan Zweig | ||
| 5325aae | uzerimdeki okul kiyafetleriyle yerimden dogruldum ve sana geldim. Gelmedim; kasilmis bacaklarim, titreyen eklemlerimle kapina miknatisla cekildim. | Stefan Zweig | ||
| e2a6e00 | senden baska hicbir sey dusunemiyordum, seni gormek, seni bir kez daha gormek ve sana sarilmak istiyordum. Butun gece, butun o korkunc gece boyunca seni bekledim sevgilim. | Stefan Zweig | ||
| 9cb2503 | Arkadaslar beni teselli edecekler ve bana bazi sozler soyleyecekler; sozler, sozler; ama kelimeler bana nasil yardim edebilir ki? Biliyorum, yine yalniz kalmak zorundayim. Ve insanlar arasinda yalniz kalmaktan daha korkuncu yoktur. | Stefan Zweig | ||
| 10bf04a | As their letters became increasingly melancholy, and as they - especially Stefan Zweig - increasingly refused to believe in any hope for themselves or for mankind, Eva was never included in that despair. This impunity is the same wishful thinking as when parents want to spare their children the difficulties they themselves have had to live through. Yet without that wishfulness, what are the parents doing but letting the melodrama of their o.. | Yiyun Li | ||
| 28bb327 | Sadece yukari ve yukari baktim; orada isik vardi, orada ev vardi, orada sen vardin, orasi benim dunyamdi. | Stefan Zweig | ||
| 2bf3018 | Solo hay una cosa que cansa a los hombres: la vacilacion, la incertidumbre. Cualquier accion libera nuestro animo, incluso la peor resulta mejor que la inaccion. | Stefan Zweig | ||
| a537b03 | o gune kadar okulda kayitsiz ve siradan bir ogrenci iken,ansizin birinci oldum,gecenin gec saatlerine kadar pek cok kitap okuyordum,zira senin kitaplar sevdigini biliyordum... | Stefan Zweig | ||
| b2e90c0 | that she, an invalid, a poor, afflicted cripple, should be able to love, should desire to be loved; that this child, this half-woman, this immature, impotent creature, should have the temerity (I cannot express it otherwise) to love, to desire, with the conscious and sensual love of a real woman. I had envisaged every possibility but this: that a being whom Fate had so maimed, who had not the strength to drag herself along, could dream of a.. | Stefan Zweig | ||
| 04bc7da | Wo die anderen enden, beginnen erst die Tragodien Dostojewskis, denn er will nicht Liebe, nicht laue Aussohnung der Geschlechter als Sinn und Triumph der Welt. Er knupft wieder an die grosse Tradition der Antike an, wo nicht, ein Weib zu erringen, sondern die Welt und alle Gotter zu bestehen, Sinn und Grosse eines Schicksals war. Bei ihm hebt sich der Mensch wieder auf, nicht mit dem Blick zu den Frauen, sondern mit der offenen Stirne zu se.. | Stefan Zweig |